Kapadokya Turları

Çıkış Tarihi
KAPADOKYA TURLARI LİSTELENİYOR
  • KESİN ÇIKIŞ

    Kapadokya Ve Kozaklı Kaplıca Turu 5 Gün

    Nevşehir Kozaklı`da 5 Yıldızlı Otelde Termal Keyfi
    6 Gün
    Otobus
    999TL
    kişi başından
    Detaylar
  • İstanbul Çıkışlı Kapadokya Turu

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    3 Gün
    Otobus
    449TL
    kişi başından
    Detaylar
  • Bolu Çıkışlı Kapadokya Turu

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    3 Gün
    Otobus
    399TL
    kişi başından
    Detaylar
  • Düzce Çıkışlı Kapadokya Turu

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    3 Gün
    Otobus
    399TL
    kişi başından
    Detaylar
  • İzmit Çıkışlı Kapadokya Turu

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    3 Gün
    Otobus
    399TL
    kişi başından
    Detaylar
  • Ankara Çıkışlı Kapadokya Turu

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    3 Gün
    Otobus
    390TL
    kişi başından
    Detaylar
  • KESİN ÇIKIŞ

    Malatya Çıkışlı Kapadokya Ve Kozaklı Kaplıca Turu 5 Gün

    Nevşehir Kozaklı`da 5 Yıldızlı Otelde Termal Keyfi
    6 Gün
    Otobus
    899TL
    kişi başından
    Detaylar
  • Diyarbakır Çıkışlı Kapadokya Turu 1 Gece 2 Gün

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    -%40
    3 Gün
    Otobus
    450TL
    630TL
    kişi başından
    Detaylar
  • Elazığ Çıkışlı Kapadokya Turu 1 Gece 2 Gün

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    -%40
    3 Gün
    Otobus
    399TL
    558,60TL
    kişi başından
    Detaylar
  • Malatya Çıkışlı Kapadokya Turu 1 Gece 2 Gün

    Frig Mitolojisinde, Volkan Tanrılarının Oluşturduğu Yağmur Ve Rüzgâr Tanrılarının Yumuşak ve Sihirli Ellerinde Biçimlendirdiği Kapadokya, Doğanın Yazıp Çizdiği…
    -%40
    3 Gün
    Otobus
    399TL
    558,60TL
    kişi başından
    Detaylar


SÜRE
TOPLAM FİYAT

Kapadokya Turları 399 TL den başlayan fiyatlarla 1 Gece Otel Konaklaması 

Kapadokya` nın önemi

Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri’yi içine alan ve genel olarak Kapadokya denilen bölge, bundan yaklaşık 60 milyon yıl önce, Erciyes Dağı, Güllü Dağı ve Hasan Dağı’nın yarattığı volkanik arazinin küllü ve yumuşak tabakasının, milyonlarca yıl boyunca rüzgar ve yağmur suları ile aşınması ile şekillenmiş, oldukça karakteristik bir bölge. Her ne kadar bu bölgenin temelini doğal koşullar oluştursa da burada insan eliyle oyulmuş peri bacaları içinde yaşanan hayatlar, Kapadokya’nın asıl büyülü yanını oluşturuyor.
Bu bölgedeki insan yaşamını izleri ise Paleolitik döneme kadar uzanıyor. Bir zamanlar Hititler’in yaşadığı bölge, daha sonra Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri haline geliyor. Bölgedeki yeraltı şehirleri, peri bacaları ve mağaralar, Hristiyanlığın yasak olduğu Roma İmparatorluğu döneminde, bölgedeki Hristiyanların gizlilik içinde güvende yaşamalarına olanak sağlıyor. Bölgede kayalara oyulmuş ve yeraltındaki şehirlere kurulmuş birçok kilise bulunuyor. 

Kapadokya`nın Tarihi

Kapadokya tarihi İpek Yolu güzergahında bulunan şehirlerden biri olduğundan, Hititler döneminde, ticaret ile gelişen yerlerden biri haline geliyor. M.Ö. 12. yüzyıla gelindiğinde, Hitit İmparatorluğu çöküyor. M.Ö 6. yüzyılda ise Pers İmparatorluğu, Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelen Kapadokya’ya bugünkü ismini veriyor. M.Ö. 332’de Büyük İskender Pers İmparatorluğu’nu yenilgiye uğratırken, Kapadokya Krallığı kuruluyor fakat M.S. 17’de Kapadokya Roma İmparatorluğu’nun bir parçası haline geliyor.
3. yüzyılda Kapadokya, bölgedeki doğal koşulların saklanmaya ve gizli yaşamlar sürmeye elverişli olması ile Roma baskısından kaçan Hristiyanların yerleştiği bir yer haline geliyor. Böylece bu bölge, İkon Düşmanlığı’ndan nasibini minimumda almış oluyor. Yine bu dönemde, bölgede Arap akınları yaşanıyor. 11. ve 12. yüzyıllarda ise Selçuklular’ın etkisi görülüyor. Osmanlı Dönemi’nde ise sular duruluyor ve bölge sonunda huzura kavuşuyor. Kapadokya’da kalan son Hristiyanlar ise Lozan Antlaşması sonrası bölgeden göç ediyor.

Kapadokya’da Öncelikli Olarak Neleri Görmeli

Bu yazımızda Kapadokya’da gezilecek yerleri anlattık. Ama bize sorarsanız Kapadokya öncelikleriniz görülecek yerler listesinin üzerini çizmek olmasın. Asıl buranın tadını çıkarmanızı sağlyacak atlı safariler, peri bacalarının üzerinden doğan güneşe karşı balon turları gibi deneyimleri kovalayın.

1. AVANOS’TA GEZİLECEK YERLER

Avanos, Nevşehir’in ilçelerinden biri. Avanos ismi; Asurlular döneminde Venassa – Nenassa, Hititliler döneminde Zu-Vinessa, Selçuklular döneminde Enez – Evenez – Uvenez, Bizans döneminde Vanote daha sonraki yüzyıllarda ise Selçuklu Türkleri ile birlikte Selçuk ordusu komutanlarından Evranos Bey’in ismini alıyor. Osmanlı Dönemi’nde de Avanos olarak değişime uğruyor. Kapadokya’da gezerken birçok tabelada Venassa, Evranos gibi isimleri göreceksiniz. Bu isimlerin Avanos’un eski isimleri olduğunu bilin. Haritadaki Kapadokya’da gezilecek yerler arasında en uzak gibi göründüğüne bakmayın, Ürgüp’ten sadece 15 dakika sürüyor.

Devrent Vadisi

Diğer ismi Hayal Vadisi olan Devrent Vadisi, birçok dizinin çekildiği ve çoğu Kapadokya tanıtımında kullanılan deve formundaki peri bacasının olduğu yer. Ziyaretçiler tarafından tahrip edilmesini önlemek için etrafını çitlerle çevirmişler. Aslında Kapadokya’daki tüm vadilerin kendine has özellikleri var ama bu vadiyi özel yapan peri bacalarının birçok hayvan veya farklı objelere benzetilmesi.
Bu alanda köylüler tarafından getirilmiş develer de göreceksiniz. Ücret karşılığı deve ile fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Devrent Vadisi’nin Avanos’a uzaklığı ortalama 10-15 dakika olduğundan vadiye gidebilmeniz için özel araç ya da taksi kullanmanız gerekiyor çünkü buraya gidebileceğiniz toplu taşıma aracı yok. 

Taş Köprü

Taş Köprü, Avanoslu Kurena Arif Bey’in katkılarıyla 1898 yılında yapımına başlanarak 1900 yılında hizmete açılmış. Köprünün ayaklarında kullanılan taşlar Avanos yakınlarındaki Çeç ve Karadağ bölgesinden getirilmiş. 11 ayak üstünde duran köprü günümüze kadar hiçbir aşınmaya uğramadan ayakta kalmayı başarmış. Hani pek bi numarası yok ama zaten Avanos’a girişte sizi ayakta karşılayacağı için görmüş olacaksınız.

Tahta Köprü

1973 yılında 180 metre uzunluğunda 2.30 metre eninde olan köprü demir ayaklar üstüne ahşap kullanılarak yapılmış. Kızılırmak Nehri’nin her iki tarafını da gezebilmenizi sağlayan bu köprü, siz yürürken hafif sallanması ile meşhur. Çok etkileyici bir şey olduğunu söyleyemeyiz ama gondol turu yapacaksanız zaten köprüyü kullanarak diğer yakaya geçmeniz gerekecek. 

Saç Müzesi

Bu müze bildiğiniz müzelere hiç benzemiyor, hatta Guiness tarafından dünyanın en garip müzeleri arasında gösteriliyor. Çömlekçiler çarşısında bulunan müze aslında Chez Galip’in çömlek dükkânının bir bölümü.
16.000’i aşkın kadının saç tutamı ile kaplı Saç Müzesi’nin kendisi ne yalan söyleyelim biraz tuhafsa da hikayesi şaşırtıcı şekilde romantik. Galip Bey’in sevgilisi bir Fransız kadın varmış. Gün gelmiş, ülkesine dönmüş. Giderken de saçından bir tutam keserek buradaki duvara asmış. Daha sonra dükkânı ziyarete gelen kişiler de saçları bırakmaya başlıyorlar ve yaklaşık 16 bin adet saç teli olan bir yer haline geliyor. Hala da ziyaretçiler saçlarından keserek buraya bırakmaya devam ediyorlar. Senede iki kez yapılan çekilişe katılmak isteyen kişiler de bir kâğıda kişisel bilgilerini yazarak kesmiş oldukları saçlarıyla birlikte asıyorlar. Yapılan çekilişte isminizin çıkması durumda sizi tekrar Kapadokya’ya davet ederek bir haftalık tatil masraflarınızı karşılıyorlar.

Zelve Açık Hava Müzesi

Farklı inanışlara sahip iki toplumun aynı yer ve aynı zamanda yaptığı kilise ve camileri, birbirlerine ve dinlerine olan anlayış ve hoşgörüyü görmek isterseniz Zelve Açık Hava Müzesi’ni gezin deriz. Zelve harabeleri peri bacalarının en yaygın ve en güzel olduğu yer. Burada doğa yürüyüşü yapabilir ya da farklı safari programlarından biri ile bu vadiyi gezebilirsiniz.


Yeraltı Seramik Müzesi – Güray Müze

Dünyanın ilk ve tek yeraltı seramik müzesi olan Güray Müze‘ye giderek, ülkemizde yetişmiş dünyaca ünlü seramik sanatçılarının eserlerini, bölgeden çıkarılan küçük buluntuları, Roma, Bizans, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait seramik ve çömlek eserleri görebilir, atölyelerde sanatçıları çalışmalarını yaparken izleyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.
Özkonak Yeraltı Şehri de Avanos’ta bulunuyor. Aşağıdaki yeraltı şehirleri kısmında detaylıca anlatacağız.


2. ÇAVUŞİN’DE GEZİLECEK YERLER

Çavuşin, Avanos ve Göreme yolu arasında, Göreme’ye iki kilometre mesafedeki yerleşim yeri. Eski Cami, Kapadokya’nın en eski yerleşim yerlerinden birisi Çavuşin’de, Selçuklu Dönemi tarzında bir minaresi olan işlek köy camisi. 1958’deki bir heyelan sonrası köy boşaltıldığında kullanıma kapatılınca atıl kalmış ama 2011’de restorasyon geçirerek tekrardan kullanıma açılmış. 


Rahipler Vadisi (Paşabağı)

Paşabağı olarak da bilinen bu vadide Bizans döneminde tecrit edilmiş bir hayatı tercih eden kişiler yaşamış. Peri bacalarından birinin içinde Aziz Simeon adına yapılmış bir şapel ve birçok kaya yapıları bulunuyor. Bir rivayete göre 5.yy’da Halep yakınlarında münzevi bir hayat sürdüren Simeon, mucizeler yarattığı düşünceleri ile çıkınca halkın aşırı ilgisinden kaçarak bir sütun üzerinde yaşamaya başlar. Sadece kendisine getirilen yiyecek ve içeceği almak için aşağıya inermiş. Anlayacağınız bu vadinin şapelleri ve kiliseleri gezilesi. 

Güllüdere Vadisi

Doğa yürüyüşleri için en ideal yerlerden biri de Güllüdere Vadisi. Kayalara oyulmuş çilehane, şaraphane ve kiliselerle dolu bir yer. Bu vadide trekking de yaklaşık 4 kilometre 1 saat kadar sürüyor. Mevkii olarak Çavuşin Köyü ve Göreme arasında kalıyor. Bölge rotası Çavuşin’den giriş yaptığınızda Güllüdere 2-1, Kızılçukur ve Meskendir Vadisi olmak üzere dört ana bölüme ayrılmış. Eğer Göreme’den giriş yaparsanız da aynı rotayı tersten yapmış oluyorsunuz.

Kızılçukur Vadisi

Gün batımının en güzel olduğu nokta tartışmasız Kızılçukur Vadisi. Bu vadideki kiliseler de bölgenin en eski kiliselerinden. Eğer Jeep veya ATV safari turları ile geldiyseniz vadiye giriş için ücret ödemiyorsunuz. Vadi yürüyüşlerinizi yalnız yapmak istemezseniz rehber eşliğinde de yapma opsiyonunuz da var. Bu vadiye atv, jeep, motosiklet ya da at ile giriş yapamıyorsunuz sadece seyir terasının olduğu alana gidebiliyorsunuz. Vadinin içerisine girmek için yürümeniz ya da bisiklet kullanmanız gerekiyor. Patika yollarda bisiklet kullanmıyorsanız sizin için riskli olabilir. 

Çavuşin Kilisesi

Tek nefli, üç apsisli olan kilisenin narteksi yıkılmış durumda. İlk dönem Hıristiyanlığın en iyi ikon boyama çalışmaları bu kilisede olduğu söyleniyor. Yaşlı ve çocuklar için giriş yolu biraz zorlu. Riskli olabilir dikkatli olun. 

Vaftizci Yahya Kilisesi

Bölgede kilise olduğu belli olan tek yapı. Kaya içine oyulmuş girişin arkasında Vaftizci Yahya’ya adanmış olan üç nefli bir bazilika bulunuyor. Bazilikanın freskleri çok kötü durumda ön cephesi de erozyon nedeniyle yıkılmış. Bizans Dönemi’nde Aziz Hieron’a ait kutsal emanetler burada saklanmış. Kiliselerde olan resimlerin, boyamaların zarar görmemesi için flaşlı fotoğraf çekimi yapılamıyor. 

3. GÖREME’DE GEZİLECEK YERLER

Göreme aslında Nevşehir merkez ilçesine bağlı belde. Yani Ürgüp ve Avanos gibi bir ilçe değil ama Nevşehir’in en güzel Kapadokya deneyimlerini vaad eden yerlerinden. M.S 4.yy dan 13.yy a kadar manastır hayatının yaşandığı bir yer. Kapadokya bölgesindeki en yoğun kaya otellerin ve restoranların bu bölgede toplandığını göreceksiniz. Çünkü Göreme konum olarak o meşhur sıcak hava balonlarının sabahın ilk ışıklarında yükseldiği vadilere bakıyor. Güzel coğrafyası ve Kadapokya’da gezilecek yerler ortasındaki merkezi konumu sebebiyle konaklama için sıkça tercih ediliyor.


Aşk Vadisi

Panoramik olarak en keyifli olan vadi Aşk Vadisi diyebiliriz. Buraya aşk vadisi denilmesinin sebebi ise bu vadide evlilik tekliflerinin yapılmasıymış. Burada bir de Aşıklar Tepesi adında bir seyir bölümü de var. Araçla vadinin içlerine kadar girmek çok zor olduğundan kısa yoldan en güzel manzaraları yakalamak için oraya çıkabilirsiniz. Genellikle çevrede yapılan safarilerle bu vadiyi de görme imkânınız oluyor ama kendiniz gelmek isterseniz şöyle tarif edelim: Bir kere konum olarak Aşk Vadisi Göreme – Uçhisar yolu üzerinde bulunuyor yani Göreme’den Uçhisar yönüne gittiğinizi düşünürsek Bağıltepe sapağından, Özler Art Center önünden sapıyorsunuz. Daha sonra karşınıza çıkan yol ayrımından sağa sapıp Bağlıdere yönünde ilerliyorsunuz. Yol kötüleşince aracınızı park edip yürümeye başlayın. Vadinin toplam parkuru yaklaşık bir 4,5 – 5 kilometre kadar. Yani ortalama 1 saatinizi alır.

Göreme Açık Hava Müzesi

Manastır eğitiminin başladığı ilk yer olan Göreme Açık Hava Müzesi, kiliseler, mezarlıklar, şapel, yemekhaneler, şarap mahzeni ve manastırdan oluşan bir manastır kompleksi. Tüm alanı gezmek için iki saat ayırmanız yeterli olur.

Göreme Açık Hava Müzesi’nde Görülecek Yerler

Burada ziyarete açık olan yerler: Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Azize Katerina Şapeli, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise. Bu yerlere ek olarak çökme tehlikesi olduğundan ziyarete kapalı aslında 18 kilise ve 11 yemekhane daha var.


4. UÇHİSAR’DA GEZİLECEK YERLER

Uçhisar da Göreme gibi aslında Nevşehir merkez ilçesine bağlı belde. Hemen Göreme’ye birkaç kilometre mesafede ona komşu olan bölge.

Uçhisar Kalesi

Bölgenin her yerinden görülebilen en yüksek peribacası olan Uçhisar Kalesi’ne çıkarak panoramik seyir yapın. Kaleden bütün göreme vadisini ve peri bacalarını görebilirsiniz. Eğer gün batımı saatlerinde balon uçuşları olursa kaleden balonları seyredebilir ya da günü burada batırabilirsiniz. Bizce tüm Kapadokya’daki en efsane günü batırma noktaları arasında ilk 3’e girer. Kaleye girişte müze kart geçerli değil.


Güvercinlik Vadisi

Bu vadi ismini, zamanında burada yaşayan insanların kayalara oyarak açtığı güvercin yuvalarından alıyor. Güvercinlik Vadisi’nde trekking, vadi bisikleti, vadi koşusu ve yoga gibi etkinlikler çok popüler. Vadilerde yapılan safarilerle diğer vadilerin içine giriyorsunuz ama buranın içine giremiyorsunuz. Sadece vadiye tepeden bakabiliyorsunuz


5. ÜRGÜP’TE GEZİLECEK YERLER

Tarihsel ve doğa güzellikleri bakımından Nevşehir’i dünyaya tanıtan ilk yer Ürgüp’tür desek yalan olmaz. Buranın en yüksek tepesi olan Temenni Tepesi, şehrin her yerinden görülebilecek bir konuma sahip aynı zamanda bu tepeden Erciyes dağı görülebiliyor. Temenni Tepesi’nde iki tane kümbet var. Tepeye girişte sağda kalan kümbet bir türbe. Zaten insanların bu türbeye dilek dilemek için bez bağlamaları nedeniyle adı da “temenni” olarak kalmış. Tepede 3. Alâeddin Keykubat’a ait olduğu söylenen bir mezar da bulunuyor.

Temenni Tepesi

Temenni Tepesi’nin ortasındaki kümbet Tahsin Ağa Halk Kütüphanesi. Kütüphane ilçe merkezine taşınmış ama yine de burada görebileceğiniz birkaç eser bulunuyor. Bu tepeye çıktığınızda Tahsin Ağa Halk Kütüphanesi’ne gidip kitapları karıştırmadan, çay içmeden aşağı inmemelisiniz. Aslen Ürgüplü olan Mustafa Güzelgöz, kurucusu olduğu ilk gezici kütüphane servisi ile ABD Başkanı Kennedy tarafından ödüllendirilmiş ve 1969 yılında Amsterdam’da yılın kütüphanecisi seçilmiş. El yazması kitapların da olduğu küçük, şirin yerde doyasıya vakit geçirip, kitapların arasında kaybolun

Asmalı Konak

Çok zamanınız var ve Kapadokya’da geleneksel bir konak nasıl olur diye görmek isterseniz diziyle meşhur olup ziyaretçi akınına uğrayan Asmalı Konağa gidebilirsiniz. Ama bizden söylemesi, neredeyse bütün odalar kilitli gezebileceğiniz bir iki oda var orada da çok az eşya var. Sadece yapıyı görebilirsiniz ki eminiz daha önce bundan kat be kat güzel konaklar görmüşsünüzdür. Üstelik konağın yaklaşık 200 yıllık Rum mimarisi oldukça da kötü durumda. Yani sadece Asmalı Konak için Ürgüp’e gelecekler hayal kırıklığına uğrayabilir.

Gomeda Vadisi

Güvercinlik veya Kızılçukur Vadileri kadar ünlü olmasa da yaklaşık 6 kilometrelik alana yayılan Gomeda Vadisi ve devamındaki Üzengi Vadisi, dıştan bakıldığında bir kaleyi veya birkaç katlı apartmanı andıran güvercinlikleri ile ünlü vadiler. Roma İmparatorluğu döneminde, bu vadi yaklaşık 600 evli, 2 kiliseli, 2 nekropollü ve 1 yaraltı şehirli bir yerleşim yeriymiş. Buraya gelmek için, Ürgüp’e bağlı Mustafapaşa’daki Cumhuriyet Meydanı’ndan giriş yapabilirsiniz. Mustafapaşa da ayrıca kendi içinde güzel bir sevimli bir yer. Gomeda Vadisi’ne çıkan bir diğer yol da Ayvalı Köyü içinden de geçmek.

Üç Güzeller

Kapadokya’nın simgesi haline gelmiş bu üç peribacasına kısaca üç güzeller deniyor. O klasik şapkalı peribacası formunun en güzel göründüğü yer burası. Zaten Kapadokya’ya gelen birçok turistin fotoğrafının arka fonunda net bu üçlü var. Bu üç güzellerin bir de efsanesi var: Zamanında Kapadokya Kral’ının bir kızı varmış ve bu kız bölgedeki bir çobana aşık olmuş. Kral kızının çobanla evlenmesine karşı çıkmış ama prenses yine de çobanla evlenmiş. Çobanla prensesin bir çocuğu olmuş ama Kral torunu olmasına rağmen kızını affetmemiş ve peşlerinden tüm aileyi katletmesi için asker göndermiş. Tam öldürülecekleri sırada prenses Allah’a onları bu durumdan kurtarması için yalvarmış. İşte o anda üçü de taşa dönüşmüş. Bu taşlardan en öndekinin çoban, ortadakinin çocukları ve en arkadakinin de prenses olduğuna inanılagelmiş. Birçok yerden görülebilen bu üçlüyü görmek için Kızıl Çukur Vadisi’nden Ürgüp yönüne doğru gitmeniz gerekiyor. Yol üzerinde kısa bir mola vererek seyir terasından gözlem yapabilirsiniz.

Ortahisar Kalesi

Ortahisar Kalesi, tüm Kapadokya bölgesinin en büyük peri bacası. Adeta Kapadokya’nın bacası gibi Ortahisar’da tüm heybeti ile yükseliyor. Bu peri bacasının, insan eliyle şekillendirilmesi ilk olarak Etiler zamanında korunma amaçlı başlamış. Zamanında yaşanan savaşlarda güçlü bir kale görevi görmeye başlamasıyla daha sonrasında Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden de sığınak görevi görmüş. Bugün buraya çıktığınızda Ürgüp, Avanos ve Göreme’yi kuşbakışı görebiliyorsunuz. Müzekart geçmiyor.

KAPADOKYA YERALTI ŞEHİRLERİ

Yeraltı şehirlerinin öneminden bahsetmek gerekirse; Kapadokya Aktiviteleri yazımıza dönelim:
Sürekli akın ve yağmalarla karşı karşıya kalan Kapadokyalılar çareyi köylerinin altına sığınabilecekleri ikinci bir köy kazmakta bulmuşlar. Kapadokyalılar diyorum çünkü Hititlerden (MÖ1650-1200 ) tutunda Bizanslılara kadar buraya gelen tüm medeniyetler bu düzeni sürdürmüşler ve geliştirmişler. Her evin içinden yerin altına iniş varmış. Daha sonra da bu yeraltı köylerleri birbirine tünellerle bağlanarak yerlatı şehirlerine dönüştürülmüş.
36 tanesi gün yüzüne çıkarılmış olsa da aslında yerin altında 150-200 yeraltı şehri olduğu tahmin ediliyor. Bu şehirlerin en enteresan yönlerinden bir tanesi de çok sofistike bir şehir planlamasına sahip olmaları. İçinde gezip görebileceğiniz havalandırma, sulama, ısınma, kanalizasyon sistemleri, akıl hastanesinden kiliselere çeşitli kamu kurumları var.
Dediğimiz gibi Kapadokya’da en az 150 yeraltı şehri var ama bunlardan çok azı ziyarete açık. En önemlilerini aşağıda verdik:


1. Derinkuyu Yeraltı Şehri

Yerin altında sekiz kattan oluşan Derinkuyu Yeraltı Şehri, aralarında en popüler olanı. Zamanında aynı anda 50.000 kişinin yaşayabildiği yeraltı şehrindeki yerleşik yaşamın, Asurlar’a dayandığı düşünülüyor. Kaymaklı’dan farklı olarak burada misyonerler okulu, günah çıkartma yeri ve vaftiz havuzu bulunuyor. Derinkuyu ismini, içindeki kuyulardan alıyor. Bu kuyular, yerin 60 metre aşağısına inerek, doğal bir havalandırma görevi görüyor. Derinkuyu’nun altında 400-500 adet yer altı şehri daha varmış ve bunlara ait 600 adet iniş çıkış kapısı var. Bu kapılar şu an halen oturulmakta olan evlerin içerisinde olduğundan yeraltı şehrinin bazı kısımları halk tarafından depo olarak kullanılıyor. Derinkuyu Yeraltı Şehri, Nevşehir merkeze 30 kilometre mesafedeki Derinkuyu ilçesinde bulunuyor. Burada rehberlik hizmeti sunuluyor ama rehberler o köyün halkından, eğitimli rehber yok. Müze kart ile ücretsiz gezebiliyor.


2. Özkonak Yeraltı Şehri

Avanos’a 14 kilometre mesafede bulunan Özkonak Yeraltı Şehri’nin 4 katı bulunuyor. İçinde Hititler’e ait kartal heykelinin bulunması nedeniyle, temelinin Hititler tarafından atıldığı düşünülüyor. Kaymaklı ve Derinkuyu yer altı şehirlerinden farkı, farklı katlar arasında haberleşmeyi sağlayan uzun deliklerin olması. Bir diğer farkı ise sürgü taşından sonra tünel üzerinde deliklerin bulunması. Bunun amacı ise düşmana kızgın yağ dökebilmek. Ayrıca Kapadokya’daki bütün yeraltı şehirlerinin taş kapıları dışarıda yapılarak içeriye sokulmuş halde ama buradaki taş kapılar içeride. Müze kart geçerli.


3.Mazı Yeraltı Şehri

Ürgüp’e 18 kilometre mesafede yer alan Mazı Yeraltı Şehri’nin 8 katı ve 6000 kişilik kapasitesi bulunuyor. Antik adı Mataza olan yeraltı şehrinin farklı yerlerde dört girişi var. Bu yeraltı şehrini diğerlerinden ayıran bir özelliği de gösterişli bir kilisesinin olması. Çatı kısmında mezarlar bulunuyor. Görevliye mezarları görmek istiyorum derseniz size nereden çıkacağınızın bilgisini veriyor. Müze kart ile ücretsiz gezebilirsiniz. Müzede görevli personeller isterseniz size ücretsiz rehberlik hizmeti de veriyorlar.


4. Kaymaklı Yeraltı Şehri

Nevşehir’e 20 kilometre mesafedeki Kaymaklı Kasabası’nda bulunan Kaymaklı Yer Altı Şehri, Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin yarısı kadar büyüklükte, 5.000 kişi kapasiteli ama yine de en önemli yeraltı şehirlerinden. Tarihinin Frigler’e dayandığı tahmin ediliyor. Sekiz katlı bir yapıya sahip olan yer altı şehrinin ilk katı erken döneme ait. Sekiz katı olsa da sadece dört katı ziyarete açık. Müze kart geçerli.


5. Tatlarin Yeraltı Şehri

Nevşehir’in Acıgöl ilçesine 10 kilometre mesafede yer alan Tatlarin Yeraltı Şehri’nin 2 katı gezilebiliyor. Diğerlerinden farkı tuvaletlere sahip olması. Buranın diğer yeraltı şehirlerine göre geniş, çok kiliseli ve büyük kilerli olması, buranın bir manastır kompleksi olabileceğine işaret ediyor.